29 Kasım 2023 Çarşamba

"BENİMLE 6 AY IELTS ÇALIŞ" SERİSİ 1 - WRITING BÖLÜMÜ İÇİN İPUÇLARI- HEDEF IELTS 7

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba. 

Herkesin hayatında beklenen ve bekleyenemeyen bazen arzu edilen bazen de istenmeyen değişiklikler meydana geliyor. Benim de hayatımda uzunca bir süredir arzuladığım bir değişiklik meyadana geldi ve en sonunda İngiltere'ye geri taşındım. 

Bir çoğunuzun yurt dışı hayali ile yaşadığını tahmin ediyorum. Sanırım bu hayali gerçekleştirememenin en büyük nedeni de ne yazık ki dil problemi.  Bu nedenle bloguma geri dönüp yaklaşık 6 ay sürecek bir dil öğrenme serisi düzenlemeye karar verdim. Bu 6 ayın sonunda -en az B1 seviye İngilizceye sahip olunduğunu varsayarsak- IELTS sınavından en az 7 bandında bir sonuç alınacağını umuyorum. 

Burada size kendi dil öğrenme maceram üzerinden bazı ipuçlarını ve kendi çalışma notlarımı vereceğim. Sonuç olarak bu çalışma yöntemi bende işe yaradı :) Öncelikle sizden kelime kartları hazırlamanızı istiyorum - büyük bir renkli kartonu keserek hazırlayabilirisniz- ardından en az iki defter edinmeniz gerekiyor. İlerleyen süreçlerde kelime, gramer ve yazı çalışmaları yapacağız. Fakat şimdilik tüm öğrencilerin korkulu rüyası olan "IELTS Task 2 Writing" üzerine konuşacağız. Task 2 writing sınavındaki en önemli nokta ne yazacağımızı planlamamızdır. O halde lafı uzatmadan başlayalım. 

IELTS Task 2 Writing bölümü genel olarak "avantajlar ve dezavantajlar" konusu üzerine yoğunlaşır. Size genel bir konu verilir ve sizden bu konunun iyi ve kötü özelliklerine değinmeniz istenir. İşte burada planlama oldukça önemlidir. Şimdi böyle bir planlamayı nasıl yapacağımız üzerine konuşalım.

İşte size tipik bir IELTS Task 2 Writing sorusu:

"What are the advantages and disadvantages of leaving your country to live or study abroad?"

Burada yapmanız gerekenler:

  • Konu ile ilgili bir giriş yazmak
  • Konu ile ilgili iki avantaj yazarak bunları açıklayacak anlaşılır örnekler vermek
  • Aynı şekilde iki tane dezavantaj yazmak 
  • Genel görüşünüzü özetleyen kısa bir sonuç yazmak
  • Minimum 250 kelime yazmaya gayret gösterin
Burada önemli olan kendinizi günlük konuşmanın bir parçası gibi hissetmeniz. Kimse sizden dergilerde yayımlanacak akademik bir makale istemiyor. Bunu aklınızdan sakın çıkarmayın. O halde şimdi yuarıdaki soru üzerine beraber düşünelim. Bu soruya yanıt olarak gündelik bir konuşmada şu cevaplar verilebilir; "Home is where the heart is", "Home sweet home" ya da "There is no place like home". Bu görüşlerden hangisini seçeceğiniz size kalmış. Şimdi avantajlar ve dezavantajlara değinelim.  

Yurt dışında yaşamanın iyi tarafları neler olabilir; gained valuable experience, brodan (sb) horizons, become outgoing person, have an advanture, discover a new culture or interests etc.

Peki, yurt dışında yaşamanın dezavantajları neler olabilir; homesick, life-changing experience etc. 

Bu avantaj ve dezavantajlara değinip kendi görüşünüzü kısaca sonuç bölümüne yazarak korkulu rüya Task 2 bitirmiş olursunuz. 

Şimdi gelelim son olarak puanlama kısmına. IELTS Writing Bölümünde aldığınız puanın %25'lik kısmını kullandığınız gramer oluşturur. Genel olarak sınavınızın gramer puanlamasında iki şeye bakılır; geniş bir gramer kullanımı (zamanlar, bağlaçlar, şart kipleri etc.) ve düzgün, doğru bir garmer kullanımı (özellikle zamanları düzgün kullanmak gerekir). 

Umarım başlangıç için bu ipuçları işinize yarar. Bir sonraki seride 7 Bandı için gerekli kelimeleri çalışacağız. Görüşmek üzere. 


17 Aralık 2021 Cuma

GÜRCİSTAN TURU - NASIL GİDİLİR? NELER YAPILIR? NE KADAR HARCANIR?

 Oldukça uzun bir zamandan sonra yeniden merhabalar. Bu geri dönüş yazısında size akademik bir başlık yerine biraz nefes almamızı sağlayacak Gürcistan Turumuz üzerine yazmayı uygun gördüm. Hem yükselen kurlardan ötürü hem ekonomik darboğazdan hem de Covid döneminde nefes almak için ucuz yollu bir yutdışı kaçamağı yapmak isteyen arkadaşlar için Gürcistan'da ne yenir ne içilir nasıl gidilir gibi bilgileri paylaşayım istedim.

Geçtiğimiz yaz kendi aracımız ile yaklaşık 14 gün tüm Gürcistan'ı dolaştık ve diyebilirim ki hayatımdaki en iyi tatillerden biriydir ve emin oldun o zaman ki kur 0.41 olmasına karşı (yani 100 Türk lirasına karşılık 41 Gürcistan Larisi alabiliyorduk) ortalama bir Antalya tatilinden daha ucuza gelmişti. 

Şimdi Gürcistan'a nasıl gidilir? Öncelikle iki doz aşınızın olması gerekmektedir. Eğer yoksa her 72 saatte bir 80 Lari karşılığında PCR testi yaptırmalısınız. Eğer yaptırmazsanız 1000 Lari cezası var önceden belirtmeliyim. İki doz aşınızın işlendiği aşı kartınızın (E-devlet üzerinden çıkartabilirsiniz) yanında Turkiye'den çıkmadan en az 72 saat önce yaptırmış olduğunuz PCR testinizi göstermeniz gerekmektedir. Bu PCR testi yurtdışı için olup 170 lira ödeme yapmanız gerekiyor. Devlet Hastanesinde yaptırabilirsiniz tabi yine 170 lira karşılığında, lütfen unutmaytın ki yurtdışı için belirtmelisiniz. Şimdi gelelim son olarak registration forma, Gürcistan ülkeye girişte sizden bir registration form doldurmanızı istiyor. Linkini aşağıya bıraktım.

https://registration.gov.ge/pub/form/8_protocol_for_arrivals_in_georgia/tk6157/

Tabi bunlar Sarp Sınır Kapısından kendi aracınız ile geçmeyi planlıyorsanız yapacaklarınız. Eğer uçak ile Batum ya da Tiflis'e gitmek istiyorsanız prosedür farklı olabilir. Bu arada mutlaka sağlık sigortası yaptırmanızı öneririm eğer 1 hafta gibi bir süre kalacaksanız. Bunun yanında aracınızla geçecekseniz tarfik sigortasını da yaptırmalısınız. Son olarak yeni tip kimlik kartınız yoksa sınırdan geri dönersiniz.

Açıkça belirtmek isterim ki ilk giderken bizi olduykça korkuttular. Türk plakalı arabalara kafalarına göre ceza kesiyorlar diye fakat biz hiçbir olumsuzluk yaşamadık. Fakat trafik gerçekten çok kötüydü ilk günler oldukça zorlandık. 

Gezilecek yerlere gelirsek bizim rotamız ilk Batum'du. Küçük ama düzenli bir şehir. Restorantlar ve cafeler özellikle Piazza Meydanı çok güzel. Muhakkak orada bir Latte içmenizi öneririm. Ardından Kutaisi şehrine geçtik. Benim favorim açıkçası Kutaisi oldu. Yakınlarında oldukça güzel yerler var. Bunların başında Prometheus Mağrası, Sataplia Doğa Alanı (120 Milyon yıllık dinozor ayak izlerini görebilirsiniz), Mate's Wine House gibi ilgi çekici yerler geliyor. Şehir de oldukça güzel ve düzenli. Ardından Tiflis'e geçtik, yaklaşık 5 gün Tiflis'teydik ki sanırım uzun uzun bu şehri anlatmama gerek yok. Nefes kesiciydi. Mimarisi, kültürü, restorantları... Fakat Tiflis'e gidecekseniz ve eğer arabanız yoksa mutlaka günübirlik turlara katılıp Kazbegi'ne gitmenizi ve oradaki Gergeti Trinity Church'ü görmenizi şiddetle öneririm. Kazbegi yolu üzerinde de mutlaka Ananuri Katedraline uğramalısınız, göl kenarında muazzam bir yapı ve hikayesi de çok özel. Merak edenler internetten Ananuri Katedrali'nin hikayesine bakabilir. Tiflis'ten Batuma'a dönüş yolunda da Gürcistan'ın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Gori'yi görmeden gelmeyin. Sanki başka bir gezegende hissedeceksiniz. Bir mağara şehri... 

Şimdi gelelim bu gezi bize ne kadara patladı? Yeme, içme, kalma, gezme her şey dahil yaklaşık 8 bin lira ödedik (fakat şimdiki kurda 100 liraya 20 Gürcistan Larisi alabiliyoruz:(  ) iki kişi. Tabi kalacak yeri kervan yolda dizilir diyerek gittiğimiz yerlerde Airbnb ya da Booking üzerinden seçtik. Hepsinden de oldukça memnun kaldık. Şimdi lafı uzatmadan fotolarla blogumuzu süsleyelim. Umarım bir gün Avrupa'yı da görebiliriz :) Hoşçakalın...






Gori 

 



                                            Prometheus Mağarası

 



Kutaisi

 



Sataplia Nature Reserve



Mate's Wine House




Kutaisi



Ananuri Fortress

2 Ekim 2015 Cuma

Academic Writing Language part 1

Özellikle academic writing neredeyse tüm öğrencilerin en çok zorlandığı alanlardan biri bu nedenle yardımcı olması bakımından academic writing language için öngörülen kalıpları başlıklar altında paylaşıyorum. Herkese iyi çalışmalar...

Adding points

Again,...

At the same time it is true to say...

In other words...

The corollary of this is that...

The key point to note is that...

The same is true of...

Another possibility is that...

In any case...

Mention should also be made of...

This in turn means that...

The same can be said of...

Linked to this argument is the critique that...

There were other factors which arguably counted for more...


Arguing Tentatively

At the same time it could be argued that...

Indeed, it might be argued that...

It may well be asked how...

Nor is it entirely fanciful to suggest that...

Still, there is no denying that...

For one thing it could be argued that...

It is tempting to pose another question.

It might be argued that...

Of course it could be argued that...


Asking Questions

The crucial question may therefore be...

More controversial is the question as to whether...

One way to answer this question is to try to see if...

The question remains...


14 Eylül 2015 Pazartesi

King's College 'ta MA yapmak için gerekenler

Özellikle yeni başlayan bursiyer arkadaşlar için yardımcı olacağını düşündüğüm bir paylaşım yapmaya karar verdim. Umarım faydalı olur.

İlk olarak King's College hakkında genel bir bilgi vermek istiyorum. Times'ın World Reputation Ranking listesinde King's College 2015 yılında 31. sırada bulunmaktadır. Linkini paylaşıyorum, buradan diğer üniversiteleri de inceleyebilirsiniz.

https://www.timeshighereducation.co.uk/world-university-rankings/2015/reputation-ranking#/sort/0/direction/asc

 Bilindiği üzere özellikle YLSY bursiyerlerinden Milli Eğtim Bakanlığı dünya sıralamasında ilk 500 içinde bulunan bir üniversiteden kabul alınmasını talep ediyor. Bu konuda King's College'ın sıralamasında Milli Eğitim Bakanlığından yana herhangi bir sıkıntı yaşamazsınız. Okulun eğitim kalitesine gelince sıkı ve net kuralları olan bir okul ve gerçekten bu okula başlamak istiyorsanız, sıkı çalışmanızı ve psikolojinizi yüksek tutmanızı öneririm. Rekabet oranı yüksek olduğu için kütüphanede en az 8 saat harcamanız gereken durumlarla karşılaşacaksınız ve ayrıca peşin olarak uyarmak isterim ki, bursiyerler arasındaki genel kanı olan "bizim bursumuz var, para güvencemiz var, İngiltere'de tüm okullar paraya bakıyor, kesinlikle sıkıntı yaşamayız olmadı hocalarla konuşuruz" diye bir düşünceniz varsa King's College size göre bir yer değil. Okul'un zaten para ile ilgili bir sıkıntısı yok.

Kampüs Hayatı

King's College'ın Londra'nin merkezinde dağılmış şekilde bir çok kampüs binası bulunmaktadır. Strand, Waterloo, Denmark Hill etc. Özellikle Strand campus tam şehrin göbeğinde, öğle araları Thames nehri ve London Eye manzarası ile kahve içebileceğiniz ve ulaşım olarak her şekilde kolayca gelebileceğiniz bir konuma sahip. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için linkini paylaşıyorum.

http://www.kcl.ac.uk/campuslife/index.aspx


Başvuru Süreci

Ben geçtiğimiz Mart ayında başvurumu tamamladım. Öncelikle bireysel olarak başvuru yapmadığımı belirtmek istedim çünkü süreç boyunca dil ile uğraşıyorsunuz ve ders çalşmanız gerekiyor IELTS sınavını geçmek için bu nedenle ücretsiz danışmanlık şirketi ile çalıştım. Eğer halihazırda danışmanlık şirketi arayan bursiyer arkadaşlar varsa şiddetle Alternatif Yurt dışı Danışmanlık Şirketini öneririm. Özellikle Ali Isıl Bey ile irtibat kurarsanız size istediğiniz her okuldan kabul alacaktır. Görüşmek isteyenler için Ali Bey'in iş numarasını paylaşıyorum.

ALİ ISIL (ALTERNATİF yurtdışı danışmanlık) : 0533 815 0045

Bunun haricinde okula başvuru yapabilmek için "personal statement" hazırlamanız gerekiyor. Neden bu üniversiteyi seçtiğiniz, ne konuda çalışmak istediğiniz, akademik ilgi alanlarınız vs. Bu bölümü önümüzdeki günlerde "Personal Statement Nasıl Hazırlanır" adlı ayrı bir başlık altında daha ayrıntılı yazmayı planlıyorum.

Ayrıca akademik CV oluşturmanız gerekiyor. Ne zaman mezun olduğunuz, varsa yayınlarınız katıldığınız programlar, seminerler varsa iş tecrübeleriniz etc.

Kilit nokta ise bölümünüz ile ilgili, eğer felsefe bölümünden MA yapacaksınız sizden 3000 kelimelik essay istiyorlar başvuru sürecinde. Lütfen özen gösterin çünkü ben ilk olarak hiç özen göstermeden yazıp -formalite olduğunu düşündüğüm için- University of YORK 'a başvurdum ve reddedildim. Bilginize.

Gereken IELTS puanı ve Pre-sessional Course olanakları

Bilindiği üzere İngiliz Üniversitelerinin Amerikan Üniversitelerinden farkı Pre- sessional Course olanaklarının bulunması. Eğer IELTS sınavından overall 7 puanınız varsa direk MA 'e başlayabilirsiniz. Fakat gerekli puanı alamadıysanız Pre- sessional Course 'a başlayabilirsiniz ki şunu belirtmeliyim King's College'ın Pre- sessional Course'u gayet katı kurallara sahip MA kabulünuz olması geçeceğiniz anlamına gelmiyor, sıkı çalışmazsanız kalma ihtimaliniz çok yüksek. Eğer kalırsanız MA 'ye başlayamıyorsunuz ne yazık ki  ve Bakanlık sizden kursa ödenen parayı talep ediyor. Bilginize.

17, 13, 9 ve 5 haftalık Pre- sessional kursları bulunmakta ve aldığınız IELTS puanına göre bu kurslara katılabilirsiniz.
Örneğin; Arts & Humanities  departmanında MA için almanız gereke IELTS puanları aşağıda;

13 WEEKS - 6.0 (minimum 5.5 in all skills)
9 WEEKS - 6.0 (minimum 6.0 in all skills)
5 WEEKS - 6.5 (minimum 6.5 in Reading
and Writing, 6.0 in other skills)

Diğer departmanlar için gerekli dil puanlarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.kcl.ac.uk/study/elc/study/pre-sessional/presessional-2014-PG.pdf


Pre- sessional Course

Pre- sesisonal 'a başladığınızda sizi uykusuz ve stresli günler bekliyor bilginiz olsun çünkü geçme notu diğer üniversitelerden farklı olarak min. 70 (departmanına göre değişikilik gösterebiliyor)
Size ilk olarak formative yani notlandırılmayan essay yazdırıyorlar, bunun haricinde akademik çalışma nasıl yapılır, kaynak nasıl taranır, akademik bir essay nasıl yazılır, kaynakça nasıl gösterilir vs. gibi konulara yoğunlaşıyorlar kesinlikle size dil öğretmiyorlar siz zaten essay hazırlarken ister istemez dili öğreniyorsunuz.
Formative essay ve presentation yaptıktan sonra birçok feedback alıyorsunuz hocanızdan ve en son notlandırılacak olan essayinizi ve presentation ınızı hazırlıyorsunuz ardından 3 saatlik reading, listening ve writing sınavı oluyorsunuz. Yazdığınız essayin %45 i, presentation ın %15 'i ve final exam'in %40 'ı alınıyor ve toplanıyor eğer 70 puanınız yoksa ki 67 gibi bir puanla kaldınız departmanınıza yazı yazılıyor ve genellikle departmanlar kabul ediyor. Fakat 65 gibi bir puanla kalırsanız kesinlikle kabul alma şansınız yok. Ayrıca departmanların esnekliği değişkenelik gösterebiliyor, örneğin klinik psikoloji gibi bir alanda MA yapmak istiyorsanız -çok popüler bir alan olduğu için- 69 ile reddedilen kişiler bulunuyor. Bu nedenle okula başlamadan önce çok iyi analiz edip öyle karar vermenizi öneririm.





11 Eylül 2015 Cuma

IELTS BAND 6 / 6.5 İÇİN GEREKLİ KELİMELER ve İPUÇLARI 5. BÖLÜM

IELTS sınavından yüksek puan almanın en önemli etkenlerinden biri kullanılan kelimelerin seviye dereceleridir. Örneğin A2 seviye bir kelime yerine B2 ya da C1 seviye kelime kullanmak puanınızı otomatik olarak yükseltecektir. Bu bölümde paylaşacağım kelimelerin yanına seviyelerini de yazacağım, böylelikle hangi kelimenin advanced C1-C2 hangi kelimenin upper B1-B2 olduğu daha açık görülecektir. Özellikle speaking ve writing partta puanınız otomatik olarak artacaktır. İyi çalışmalar.

1-) neglect (n/v) C1
to give too little or no attention or care to sb/sth - ihmal etmek
* Don't neglect your health
* The old house had stood neglected for years
- neglected (adj) / ihmal edilmiş
* neglected children

2-) " will " yerine kullanabileceğiniz filler (özellikle writing 1. partta puanınızı direk yükseltecek)
to be likely to
to be predicted to
to be estimated to
to be certain to
* The average annual rainfall is predicted to be ten per cent lower than today's figures

3-) foresee (v) C1
to know or quess that sth is going to happen in the future / tahmin etmek
* Nobody could have foreseen the result of the election

4-) obsolete (adj) C1
no longer useful because sth better has benn invented / tarihe karışmış, kullanımdan kalkmış
* obsolete technology

5-) word processor (n)
telefondaki otomatik kelime düzenleyici

6-) undoubtedly (adv)
hiç şüphesiz, şüphesiz ki

7-) require (v) B1
to need sth / istemek, gerektirmek
* Dogs require a lot of attention and care

8-) suggestion (n) B1
teklif, öneri
* Has anyone got any suggestions for how to solve this problem?

9-) acquire (v)
to obtain or buy sth / edinmek, elde etmek
* He's acquired a reputation for being difficult to work with

10-) requirement (n)
something that you need or that you must do or have / ihtiyaç, koşul
* university entrace requirements
* They grow enough vegetables for their own requirements

11-) tackle (v)
to make an effort to deal with a difficult situation or problem / ele almak, hakkından gelmek, üstesinden gelmek
* The government must tackle the problem of rising unemployment

12-) committed to sth (adj)
sağdık, bağlı, gönül vermiş
* The company is committed to providing quality product

13-) overcome (v)
to manage to control or defeat sb/sth / üstesinden gelmek, alt etmek, yenmek
* She tried hard to overcome her fear of flying

14-) break-in (n)
the act of entering a building by force, especially in order to steal sth / zor kullanıp girme, soygun
* The police say there have been seeveral break-ins in this area

15-) turn upside down
altını üstüne getirmek

16-) unbalanced income distribution
dengesiz gelir dağılımı

17-) defeat (v) B1
- to be too difficult for sb to do or understand / aşmak
* I've tried to work out (çözmek) what's wrong with the car but it defeats me
- to win a game, a fight, a vote against sb / yenmek
* The army defeated the rebels after three days of fighting

18-) assign (v) C1
- assign sth to sb/sth - to give sth to sb for a particular purpose / ayırmak, tahsis etmek
* We assigned 20% of our budget to the project
- assign sb to sth - to give sb a particular job to do / atamak, görevlendirmek
* She was assigned to the publicity department (reklem, tanıtım departmanı)

19-) widespread (adj)
found or happening over a large area; affecting a large number of people / büyük çapta , yaygın
* The strom has caused widespread damage
* widespread discrimination

20-) progressive (adj) C1
- using modern methods and ideas / ilerici çağdaş
* a progressive school / a progressive views
- happening or developing steadily / gittikçe artan, kademeli, aşamalı
* a progressive reduction in the number of staff

21-) payment for sth (n)
ödeme
* payment of a bill
* I did the work last month but I haven't had any payment for it yet
- an amount of money thet you must pay / ödeme
* They asked for a payment of 100 pound as a deposit

22-) incite sb to sth (v)
to encourage sb to do sth by making them very angry or excited / kışkırtmak
* He was accused of inciting the crowd to violence
* to incite racial hatred

23-) a straw poll
kamuoyu yoklaması

24-) cereal (n) A2
tahıl, tahıl gevreği

25-) fibre (n)
lif
* Wholemeal bread is high in fibre






IELTS BAND 6 / 6.5 İÇİN GEREKLİ KELİMELER 4. BÖLÜM

Tüm kelimeler Cambridge IELTS kitabından çıkartılmıştır. Kelime kartları şeklinde haftalık olarak çalışılması önerilir. Cümle içinde kullanımları ve aldığı preposition lara lütfen dikkat edininiz. İyi çalışmalar.

1-) strike (n)
-a period of time when people refuse to go to work, usually because they want more money or better working conditions / grev
* Union members voted to go on strike
* The workes have been on strike for two weeks now
- saldırı
* an air strike

2-) severely (adv)
şiddetli bir şekilde, sert bir şekilde
* The roof was severely damaged in the strom
* The report severely criticised the Health Service

3-) conduct (v)
to organize and do sth, especially research / idare etmek, yürütmek
* to conduct tests / a survey / an inquiry

4-) competent (adj)
having the ability or skill needed for sth / yetenekli, ehil
* Isobel is competent at her job
* He is not competent to be a manager

5-) prospect (n)
- prospect of sth/ of doing sth - the possibility that sth will happen / şans , olanak, olasılık
* There is little prospect of better weather before next week
- prospects (plural) chances of being successful in the future / ilerleme olanağı, gelecek
* At the age of 25 he was an unemployed musician with no prospects

6-) as opposed to
- ( used to emphasize the difference between two things) rather than; and not / karşı
* Your work will be judged by quality, as opposed to quantity

7-) an opinion poll (n)
a way of finding out public opinion by asking a number of people their views on sth / kamuoyu yoklaması
* This was voted best drama series in a viewer's poll

8-) matter (v)
( not used in the continuous tense) matter to sb to be important / önemli olmak
* Does it matter if we are little bit late?

9-) distinct (adj)
- clear, easily seen, heard or understood / belirgin, açık, seçik
* I had the distinct impression that she was lying
- distinct from sth- clearly different / farklı, ayrı
* Her books fall into two distinct groups : the novels and the travel stories
* This region, as distinct from other parts of the country

10-) vast (adj)
extremly big
* a vast sum of money
* a vast country

11-) massive (adj)
very big
* a massive increase in price
* a massive city

12-) as regards sb/ sth
in connection with sb/sth - hakkında, ilgili, konusunda
* What are your views as regards this proposal?

13-) in/ with regard to sb/sth
about sb/sth; connected with sb/sth - bakımından, açısından , -e gelince
* with regard to the details - these will be finalized later
* It has been a successful year financially, so in this regard (bu bakımdan) we have been fortunate

14-) regarding
about or in connection with / ilgili, hakkında, konusunda
* Please write if you require further information regarding this matter

15-) redistribute (v)
to share sth out among people in a different way from before / yeniden bölüştürmek

16-) inferno (n)
a very large uncontrolled fire
* The building was an inferno by the time the fire service arrived

17-) swerve (v)
to change direction suddenly / direksiyon kırmak, aniden yön değiştirmek
* The car swerved to avoid the child
- also noun ; ani dönüş yapma

18-) write - off (n)
a thing, especially a vehicle, that is so badly damaged that it is not worth repairing
hurda olmuş araba vb, hurdaya çıkmış araba

19-) pile - up (n)
a crash that involves several cars, etc. / zincirleme kaza
* Ten people were injured in pile- up on the ring road

20-) wreckage (n)
the broken piece of sth that has been destroyed / enkaz
* They searched the wreckage of the plane for evidence

21-) leak (v/n)
- to allow liquid or gas to get through a hole or crack / sızdırmak, kaçırmak
* The boat was leaaking badly
- the liquid or gas that gets through a hole / sızıntı

22-) leak out (Pv)
used about secret information- to become known
* The government did not want the details to leak out

23-) bruise (v/n)
- çürük, yara bere
* He didn't break any bones but he suffered cuts and bruises to his face
- çürütmek, morartmak
* I've got the sırt of skin that bruises easily

24-) concuss (v)
to injure sb's brain by hitting their head / beyinde sarsıntı meydana getirmek
* I was slight concussed when I fell of my bicycle

25-) concussion (n)
beyin sarsıntısı
* I had concussion after the accident





10 Eylül 2015 Perşembe

IELTS BAND 6 / 6.5 İÇİN GEREKLİ KELİMELER 3. BÖLÜM

Cambridge IELTS kitabından çıkartılmış kelime listesi 3.bölüm. Herkese kolay gelsin

1-) currency (n)
para, döviz
* The currency of Argentina is the peso
collocation: a weak / strong / stable currency

2-) prop up (v)
to support sth that would otherwise fall / ayakta tutmak, desteklemek
* They propped up the side of the shed with logs of wood

3-) set out to do sth (v)
to decide to achieve sth / bir işe koyulmak, kalkışmak, amaçlamak
* He set out to prove that his theory was right

4-) the fringes of society
the edge of society

5-) mint (coins) 
para basmak

6-) touch on/upon sth (v)
to mention or refer to a subject for only a short time/ bir konuya değinmek

7-) dizzy (adj)
-feeling as if everthing is turning round and that you might fall / başı dönen
* I feel /get dizzy in high place
- very great, extreme / baş döndürücü
* The dizzy pace of life in London
* The following year, the band's popularity reached dizzy heights

8-) storey (n)
one floor or level of a building / kat 
* The building will be five storeys high

9-) reflect (well, badly, etc. ) on sb/sth (v)
to give a particular impression of sb/sth (iyi/kötü vb.) izlenim bırakmak
* It reflects badly on the whole school if some of its pupils misbehave in public

10-) reflect on/upon sth (v)
to think, especially deeply and carefully, about sth / dikkatle düşünmek, düşünüp taşınmak
* I really need some time to reflect on what you've said

11-) reflect sb/sth in sth
to show an image of sb/sth on the surface of sth such as mirror, water or glass / yansıtmak
* She caught sight of herself reflected in the shop window

12-) reflect (v)
- to send back light, heat or sound from a surface / (ışık, ses, ısı vb.) yansıtmak
* The window reflected the bright morning sunlight
- to show or express sth / yansıtmak
* His music reflects his interest in African culture

13-) bring (sth) in (v)
to introduce sth / (yasa vb.) getirmek, sunmak
* The government have brought in new law on dangerous dog

14-) contemporary (adj)
- modern, çağdaş
* contemporary music/ art/ design
- a person who lives or does sth at the same time as sb else / çağdaş, akran
* The Beatles and their contemporaries changed popular music in the 60s.

15-) stand in (for sb)  (v)
to take sb's place for a short time/ birinin yerini almak, vekalet etmek
* Mr Jones is standing in for Miss Evans this week

16-) external (adj)
- connected with the outside of sth / dış, harici
* The cream is for external use only
- coming from another place / dışarıdan gelen
* You will be tested by an external examiner

17-) equip sb/ sth with sth (v)
to supply sb/ sth with what is needed for a particular purpose / donatmak
* We shall equip all schools with new computers over the next year
* The flat has a fully-equipped (tam teçhizatlı) kitchen

18-) bound to do sth
- certain to do sth / -olacağı kesin, olacağı belli
* You've done so much work that you're bound to pass the exam
* There are bound to be problem in a situation like this

19-) disrupt (v)
to stop sth happening as or when it should / sekte vurmak, engellemek
* The strike severely disrupted flights to Spain

20-) disruption (n)
engelleme, sekte vurma

21-) diversity (n)
çeşitlilik
* cultural and ethnic diversity

22-) epoch (n)
a period of time in history ( that is important because of special events, characteristics) / çağ, çığır

23-) supply (n)
a store oe amount of sth that is provided or available to be used / donanım, tedarik, stok
* The water supply was contamineted 
* In many parts of the country water is in short supply

24-) supply (v)
to give or provide sth / sağlamak , temin etmek; ihtiyacı karşılamak, tedarik etmek
* The farmer supplies eggs to the surrounding villages
* He supplies the surrounding villages with eggs

25-) prosperity (n)
the state of being successful, especially with money / zenginlik, refah, kalkınma
* Tourism has brought prosperity to many parts of Spain







 











IELTS BAND 6 / 6.5 İÇİN GEREKLİ KELİMELER 2. BÖLÜM

25 kelimelik bölümlerle kelime kartları hazırlayarak ve günlük tekrar ile ezberlemeniz ve cümle içindeki anlamlarını da dikkate alarak çalışmanızı tavsiye ederim. Herkese başarılar diliyorum.

1-) marked
-clear, noticeable / göze çarpan
* I have noticed a marked difference in consumer spending habits
- in a completely different way / in marked contrast
* It's warm and sunny now, in marked contrast to last week's rain

2-) suppose (v)
- to think that sth is probable / sanmak, düşünmek
* I don't suppose that they are coming now
- to pretend that sth will happen or is true / varsaymak, farzetmek
*Suppose you won the lottery. What would you do?

3-) participate in (sth) (v)
to take part or become involved in sth / katılmak, yer almak
* Students are encouraged to participate in the running of the college

4-) prescribe (v)
(ilaç, tedavi) yazmak, vermek
* Can you prescribe something for my cough please, doctor?

5-) consult sb/sth - about sth (v)
danışmak, başvurmak
* If the symptoms continue, consult your doctor

6-) consult with sb (v)
görüş alışverişinde bulunmak
* Harry consulted with his brothers before selling the family business

7-) conservative (adj)
tutucu, muhafazakar

8-) unusual (adj)
görülmedik, alışılmamış, sıradışı
* It's unusual for Joe to be late

9-) loath to do sth (adj)
gönülsüz
*He was loath to admit his mistake

10-) disenchantment with (n)
hayal kırıklığına uğrama
*There is increasing disenchantment among voters with the government's policies

11-) prior to
-den önce
* prepare the surface prior to applying the first coat of paint

12-) consultation (n)
danışma, muayene

13-) disillusioned (adj)
hayal kırıklığına uğramış
* She is disillusioned with nursing

14-) sceptical (adj) of/about sth
şüpheli
* Many doctors are sceptical about the value of alternative medicine

15-) empirical (adj)
deneye dayanan, deneysel
* empirical evidence

16-) high standing (adj)
itibarlı

17-) erode (v)
use about the sea, the weather, etc.
the destroy sth slowly / aşındırmak, yıpratmak
* The cliff has been eroded by the sea

18-) resist (v)
direnmek, karşı koymak
* The government are resisting pressure to change the law

19-) incentive (n) for/to sb/sth- to do sth
teşvik
* The company is offering cash incentives to staff to move another area
* There is no incentive for young people to do well at school because there aren't any jobs when they leave

20-) bottom line
uzun lafın kısası, sonuç olarak

21-) clientele (n)
müşteri
* potential clientele

22-) treatment (n)
tedavi

23-) relief from sth (n)
ferahlık, rahatlama
* The drugs brought him some relief from the pain
* What a relief! That awful noise has stopped
* It was a great relief to know they were safe

24-) attendance (n)
katılım
* There was a poor attendance at the meeting
*Church attendance has decreased in recent months

25-) noteworthy (adj)
dikkate değer, önemli


IELTS BAND 6 / 6.5 İÇİN GEREKLİ KELİMELER 1. BÖLÜM

IELTS overall 6 / 6.5 band ını hedefleyenler için öğrenilmesi gereken kelimeleri Türkçe anlamları ve örnek cümle içinde kullanımları ile vermeye çalışacağım. Bu kelime listelerini ayrıca YDS sınavı için de kullanabilirsiniz. Temel kelimelerden başlayıp gittikçe advanced seviye kelimeleri içeren listeler yayınlamaya gayret göstereceğim. Tüm kelimeler Cambridge IELTS çalışma kitaplarından tek tek alınmıştır. Kelime kartları hazırlayarak ezberlediğim bu kelimeler sayesinde istediğim IELTS bandına ulaştım. Umarım işinize yarar bu küçük çalışmam. 

List 1 (Temel Kelimeler)

1-) Prolific ( adj) 
used especially about a writer, artist 
üretken
a prolific goal sconer

2-) Handle (v)
ele almak, idare etmek, başa çıkmak
* This port handles 100 million tons of cargo each year.
*I have a problem at work and I don't really know how to handle it.

3-) Dull (adj)
boring / sıkıcı, ruhsuz, tekdüze
* Miss Potter's lessons are always so dull.
kasvetli/ donuk
* The room is painted in dull colours

4-) Stimulating (adj)
ilginç, heyecanlı
*I don't find English lessons very stimulating

5-) Family- friendly (adj)
suitable for children
* A restaurant is very family-frendly

6-) Winding down (adj)
Relaxing
After very busy day you can use

7-) Unwind (v)
dinlenmek, yorgunluk atmak
sarılı bir şeyi çözmek, açmak ya da çözülmesi, açılması
* The bandage had unwound

8-) Uncover (v)
Meydana çıkarmak
* Police have uncovered a plot to murder a top politician

9-) Function (n)
işlev, görev
* The function of the heart is to pump blood through the body

10-) Dishonest (adj)
sahtekar

11-) Capillary (n)
kılcal damar

12-) Notion (n)
fikir
a notion that... / of sth
* You seem to have no notion of how difficult it is going to be

13-) Expose (v)
Meydana çıkarmak, ortaya çıkarmak
*The politician was exposed as a liar on TV

14-) Generate (v)
üretmek, meydana getirmek / to produce or create sth.
* I think this new product will generate a lot of income for the company

15-) Consequent 
sonucu olan
* The lack of rain and consequent poor harvest have led to food shortages

16-) Pertinent (adj)
ilişkili / relevant
* to ask a pertinent question

17-) Signify (v)
to express or indicate sth. / belirtmek, ifade etmek
* They signified their agreement by raising their hands.

18-) Undergo (v)
mazur kalmak, geçirmek, başından geçmek
* She underwent a five-hour operation

19-) Entice (v)
entice sb into sth (or) doing sth
kandırmak
*Advertisements try to entice people into buying more things than they need

20-) Ubiquitous (adj)
her yerde mevcut
* the ubıquitous mobile phone

21-) Discard (v)
to throw sth away because it is not useful
atmak

22-) Rural (adj)
kırsal, kır
*The part of France is very rural

23-) Chill out (Pv)
to relax and stop feeling angry or nervous about sth
gevşemek, sakinleşmek
*Sit down and chill out

24-) İntention (n)
an intention of doing sth (or) to do sth
niyet, tasarı, amaç
*Our intention was to leave early in the morning
*I borrowed the money with the intention of paying it back the next day
*I have no intention of staying indoors on a nice sunny day like this

25-) Stark (adj)
1) unpleasant and impossible to avoid 
acı, katı, acımasız
*He now faces the stark reality of life in prison
2) very different to sth in a way that is easy to see 
çok açık, katıksız
*In stark contrast to the old buildings in area are five enormous new tower blocks










2 Eylül 2015 Çarşamba

Tier4 İngiltere vizesi mülakatı için ipuçları

İngiltere'de öğrenim görmek için iki tane temel vize türü mevcuttur. İlki özellikle dil okuluna başlayacaklar için verilen student vizesidir. Bu vizeye başvurduğunuzda herhangi bir mülakata girmenize gerek yoktur 10 ya da 15 gün içinde elinize ulaşır ve kursunuzun bittiği gün ülkeyi terk etmek zorundasınızdır. Extra bir gün dahi kalmanıza izin verilmez. Diğer vize türü Tier4 olarak adlandırılır ve özellikle master ya da PHD yapacaksanız bu vize türünü almanız gerekir ve vizeye başvurduğunuz da Skype üzerinden İngilizce mülakata alınırsınız. Burada işinize yarayacak birkaç öneride bulunmak istiyorum. Bu mülakatın amacı sizin İngiltere'de kalmayacağınızdan emin olmak içindir ve açık konuşmak gerekirse çok formal bir mülakattır sorular genellikle  şu şekildelir:

"İngiltere'de nerede kalacaksın?"
"Neden bu üniversitede master yapmak istiyorsun?"
 "Gelecek planın nedir?"
 "Neden bu bölümü okudun?"
"Yapacağın master sana ne kazandıracak?"

Yapmanız gereken çok soğuk kanlı olarak sorulara mantıklı cevaplar vermenizdir. Onlara ülkeye döndüğünüzde ne yapacağınızı açıkça söylemeniz gereklidir ki sizin İngiltere'de kalmayacağınızdan emin olsunlar. Ayrıca kalacak yer sorusu gerçekten tuzak sorudur ve sakın "amcamın oğlu orada yaşıyor yanında kalacağım" gibi cevaplar vermeyin. Bu tip cevaplar sizin ailenizden birilerinin halihazırda İngiltere'de bulunduğu ve gelecekte sizin de onlar gibi ülkeye yerleşeceğiniz izlenimini verir. Bunun yerine "okulun accommodation ın da kalacağım" demeniz çok daha uygun olur. Neden bu okulu seçtin tarzı sorularda ise genellikle "çünkü benim alanımda en iyisi" gibi cevaplar vermeniz kafi olur, "ucuzdu ondan seçtim" gibi maddi durumunuzu belli edecek herhangi bir cevap vermekten itinayla kaçının. Umarım bu tipler yardımcı olmuştur. Başarılar...

Notting Hill Carnival 2015

Londra'yı Ağustos ayında ziyaret edeceklere özel Notting Hill Carnival hakkında bilgi vermek için bu yazıyı yayınlıyorum. Avrupa'nın en büyük street Carnival'ı olan Notting Hill Carnival her yıl Ağustos ayının son pazar ve pazartesi günleri yapılıyor. Eğer yolunuz Ağustos ayında Londra'ya düşerse şiddetle katılmanızı öneririm. Bu Carnival bir yarışma niteliğinde; hem kostüm olarak hem de dans ve müzik performansı olarak katılan tüm gruplar değerlendirilip, oylanıyor ve kazanan grup ödülü alıyor. Bu nedenle tüm yarışmacı gruplar büyük titizlikle bu carnaval için hazırlanıyorlar ve size görsel şölen sunuyorlar tabi eğlencesi de bambaşka. Her yıl yaklaşık bir milyon kişi tarafından ziyaret edilen carnaval sizin için unutulmaz bir deneyim olacak. Şunu belirtmek isterim ki bazı güvenlik eksiklikleri olabiliyor çünkü çok kalabalık bir ortam bu nedenle cüzdanınızı ve çantanızı güvenli bir şekilde taşıdığınızdan emin olun ve yanınızda değerli şeyler getirmeyin. Ayrıca kalabalıktan bunalıp bir pub ta soluklanmak isterseniz bilginiz olsun her pub 5 ile 10 pound arası giriş ücreti alabiliyor. Planınızı bu bilgiye göre yapmanızda yarar var. Carnaval programı hakkında bilgi vermek gerekirse eğer çocuklarınızla katılmak istiyorsanız bu sene pazar günü Family Day'di ve saat 12 den akşam 6 ya kadar çocuklar için gösteriler vardı. Eğer çocuğunuz yoksa pazartesiyi beklemenizi öneririm çünkü tüm eğlence pazartesi günü gerçekleşti -ki eğer çocuğunuz varsa sakın pazartesi günü gösteriye götürmeyin ciddi psikolojik sıkıtılar yaşayabilir bunu sakın unutmayın-.




Son olarak carnaval planını öğrenmek isteyenler ve nasıl katılacağını merak edenler Time-out dergisinden online bu bilgilere ulaşabilirler daha detaylı bilgi isteyenler ise Google 'a sadece Notting Hill Carnival official yazmaları yeterlidir. Böylece Ağustos ayı seyahatinizi bu plana göre düzenleyebilirsiniz.







18 Mart 2015 Çarşamba

The Lord Mayor's Show

8 Kasım 2014 tarihinde Londra'nın en eski geleneksel yürüyüşü olan " The Lord Mayor's Show" a katılma fırsatı yakaladım. Burada da sizinle deneyimlerimi paylaşıp bu gösteri yürüyüşü hakkında bilgi vermek istiyorum.

Bu yıl 799. su düzenlenen " The Lord Mayor's Show" Ingiltere'nin en eski yürüyüşlerinden biri olma özelliğine sahip. Tarihsel olarak bilgi vermek gerekirse, 1215 yılında Kral John, Londra belediye başkanı'nın seçimle başa gelmesi yönünde bir kanun değişikliği yapar ve bunun sonucunda yeni seçilen Londra belediye başkanı görevine başlarken bir tören yürüyüşü düzenlenmeye başlanır. Halk tarafından da desteklenen bu tören yürüyüşünün 799. yılı bu sene 8 Kasım tarihinde Londra'da kutlandı. 2015 yılı kasım ayında 800. yıl dönümü gerçekleşecek yürüyüşe de katılacağım ve eminim hayatımda yaşayacağım en iyi deneyimlerden biri olacak.

Yürüyüş rotası ise Londra'nın kalbi olarak sayılan London Bridge yakınında ki Bank 'ten başladı ve St. Paul's, City Thameslik, Temple ve Blackfriars üzerinden yine Bank 'ta son buldu. Show'un ardından hava kararır kararmaz Thames nehri üzerinde benim düşünceme göre yeni yıl kutlamalarından bile daha gösterişli bir havai fişek gösterisi yapıldı.

Yaklaşık üç saat süren yürüyüşe Kraliyet mensuplarından orduya, underground çalışanlarından charity lere kadar hatta üniversitelerden sivil toplum kuruluşlarına kadar toplumun herkesimi katılıyor ve size şahane bir görsel şovun yanında çok samimi bir ortam sunuyor. Gerçekten üç saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Son olarak Museum of London'da görebileceğiniz tarihi altın at arabası da şölen sırasında yola koşuluyor ve önünüzden bu şahane arabanın geçtiğini görünce ister istemez el sallayıp toplulukla beraber bağırmaya başlıyorsunuz. Fakat ne yazık ki fazla heyecandan arabanın fotoğrafını çekemedim bu yüzden son fotoğraf altın at arabasına ait olan internetten alıntıdır şimdiden söyleyeyim. Şimdi çektiğim fotoğraflar ile sizi baş başa bırakıyorum bir sonraki 800. yıl etkinliğinde yeniden görüşmek üzere...





                                           Burası Bank geçiş töreni sonrası temizlik zamanı...




















22 Eylül 2014 Pazartesi

YLSY Bursu Nasıl Kazanılır

Akademisyen olma hayali içerisinde olan binlerce yüksek lisans öğrencisi ya da yeni mezun olacak lisans öğrencileri kesinlikle YLSY bursunu duymuştur. Ben de bu bursiyerlerden biriyim ve YLSY gibi prestijli ve bir o kadar da sıkıntılı bu bursu nasıl kazandığımı sizlerle paylaşmak ve geleceğin akademisyenleri olacak sizleri biraz aydınlatmak istedim. Öncelikle bilmeyen arkadaşlar için YLSY nin ne olduğuna değinelim. Cumhuriyet döneminden beri ilk olarak Atatürk'ün emriyle yurt dışına birçok öğrenci gönderimi yapılmıştır ve şu anda da 1416 sayılı kanun ile yurtdışına yüksek lisans ve doktora için her yıl yaklaşık 1000 öğrenci gönderimine devam edilmektedir. Özellikle taşra üniversitelerinin öğretim görevlisi açığını gidermek ve devletin birçok kurumuna kaliteli uzman kadro sağlamak amacıyla her yıl birçok alandan öğrenciler birçok farklı ülkeye yüksek öğrenim için gönderiliyor. Eğer bu öğrencilerden biri olmak istiyorsanız ve Dünya'nın en iyi 500 üniversitesinin birinde yüksek lisans ve doktora yapmak istiyorsanız yapmanız gerekenler sırasıyla şöyle. İlk olarak lisans mezuniyet ortalamanızın en az 2.50 olması gerekmektedir. Fakat 3.00 ortalamanın altındakiler yurtdışı master ve doktora kabulünde zorluk çekmektedir benden söylemesi. İkinci olarak ALES sınavından alabileceği en yüksek notu almalısınız çünkü asıl eleme ALES puanına göre yapılmaktadır. En kötü 80 puanı geçmeniz gerekir tabi alanınıza göre değişir 90 ı geçmeniz gereken kadrolar da mevcuttur.  Her yıl Ekim ya da Kasım gibi (dönemler değişiyor) ÖSYM nin sitesinden YLSY klavuzu yayımlanır ve siz alanınıza göre kadroları belirledikten sonra bankaya yatırdığınız 10 lira karşılığında tercihlerinizi (en fazla 10 tercih hakkınız var) ÖSYM sitesinden yaparsınız. Ardından her kadroya başvuran en yüksek ALES puanına sahip üç kişi Ankara'ya mülakata çağırılır. Mülakatta ne soruluyor diye düşünmeye başladığınızı hissediyorum :) Benim alanım felsefe beni 45 dakika boyunca sadece alandan çok fazla zorladılar. Örnek sorular; David Hume'un mucizeler hakkındaki görüşlerini anlat, Descartes hangi İslam Filozofundan etkilenmiştir? Empirizm eleştirisi yapan Türk felsefeciler kimler vs. Şuan tam hatırlamıyorum ama gerçekten sıkı sorular sordular Habermas İletişimsel Eylem Kuramı kitabı hakkındaki görüşlerimi de sormuşlardı. Her neyse mülakattan sonra da not ortalamanızın yüzde 20 si, ALES ve mülakat notunuzun yüzde 40'lık kesimleri alınıp toplanıyor ve iyi olan kazanıyor. İşte asıl mesele kazandıktan sonra başlıyor. İlk etapta İngiltere master için 40.000 sterlin ve ya Amerika masterı için 60.000 dolarlık senetlere imza atacak özel sektörde en az 5 yıllık çalışan ya da devlette 1 yıldır çalışıyor olan iki kefil bulmanız gerekiyor. Yani devlet size havadan bu kadar tonla para harcamaz mecbur kefil istiyor çünkü bu bursu istiyorsanız başarısız olmak gibi bir durumu asla kabul etmemeniz gerekir yoksa binlerce lira tazminat ödersiniz faiziyle beraber devlet affetmez... Kefilleri bulduktan sonra ve imzaları attıktan sonra yabancı dili olmayanlar için yurt içi dil kursu açılıyor 6 ay boyunca bu kurstan yararlanabilirsiniz. En güzel tarafı devlet siz ingilizce öğreniyorsunuz diye aylık 720 lira size para ödüyor kim size ingilizce öğrenin diye para verir ki :) Ardından yeterli dil puanını alamayanları 6 ay da yurt dışı dil okuluna yolluyor ben İngiltere seçtim İngiltere için aylık 1200 pound bursunuz var. Bu 6 ayın sonunda yine istenilen puanı alamayıp master kabulü alamadıysanız 6 ay daha yurt dışı dil kursunu uzatabilirsiniz ve bu dönem de de bursunuzu alabilirsiniz eğer toplam 1 yıllık yurt dışı dil kursu bittiğinde hala dil puanını alamadıysanız burssuz 6 ay daha uzatma alabilirsiniz fakat Bakanlık sizin eşek olduğunuza kanaat getirip burs vermez. Her neyse bu dönemden sonra yeterli dil puanını alıp artık mastera başlayabilirsiniz. Genel olarak bloglarda YLSY bursu için çok sıkıntılı olduğunu söyleyen bursiyerlerle karşılaşabilirsiniz. Fakat kendinize güveniyorsanız ve bu yola baş koyduysanız çok mutlu olacağınızı garanti verebilirim. Doğru bayağı stresli bir burs çünkü başarısızlık durumunda binlerce lira tazminat var fakat günü gününe çalışılırsa başarısızlık durumu tamamen ortadan kalkıyor ve inanın çok prestijli bir gelecek sizi bekliyor. Bence taşın altına elinizi sokmanız da yarar var.

21 Eylül 2014 Pazar

DİL FELSEFESİ, ANALİTİK FELSEFE VE MANTIKÇI POZİTİVİZM


        Yirminci yüzyılda felsefenin alanında geleneksel felsefe disiplinlerinden farklı olarak bir genişleme ve başkalaşma söz konusudur. Bu asırda felsefe, hem ele almış olduğu problem itibarıyla hem de yöntem itibarıyla geleneksel felsefeden farklı alanlara yönelmiştir. Bu yönelmenin en önemli sebebi ise yirminci yüzyıldaki bilimsel gelişmelerdir. 1901’de Max Planck’ın ileri sürmüş olduğu “kuantum teorisi”, Einstein’ın dört boyutlu uzay-zaman sürekliliğini ifade eden “izafiyet teorisi”, Heisenberg ve Schrödingen tarafından ortaya atılan fizikte mutlak ölçütler yerine ihtimal ve imkânı getiren “kesintisizlik teorisi” yirminci yüzyıldaki bilimsel gelişmelere önayak olmuşlardır. Yirminci yüzyıldaki bu gelişmeler yalnızca bilimsel nitelikte olmayıp, kendisini sanat alanında da göstermiştir. Sanat alanındaki geleneksel estetik anlayışıyla taban tabana zıt olan kübizm ve sürrealizm gibi akımlar da bu yüzyılda ortaya çıkmaya başlamıştır. Tüm bu gelişmeler doğal olarak felsefeyi de etkilemiş ve felsefenin ilgilendiği konular bu yüzyılda geleneksel felsefenin ele aldığı konulardan farklılaşarak bir değişim içine girmiştir. İşte bu çalışmada, yirminci yüzyılın başlarından başlayarak 1950’lerden sonra hızla devam eden felsefedeki bu değişim üzerinde -fakat yalnızca dil felsefesi, analitik felsefe ve mantıkçı pozitivizm ele alınarak- durulacaktır.
Felsefenin 1950’lerden sonraki gidişatını ele alacak olursak, bu noktada klasik felsefenin disiplinlerinden ve akımlarından farklı olarak dil felsefesi, analitik felsefe ve mantıkçı pozitivizmi konu edinebiliriz. Bu makale boyunca dil felsefesi, analitik felsefe ve mantıkçı pozitivizmin savundukları görüşlere tek tek değinilecek ve bu görüşlerin birbirinden ayılan ve birbirleri ile paralel giden yönlerine yer verilecektir.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anglosakson felsefesi klasik felsefenin varlık ve bilgi kuramlarına karşı eleştirel bir tavır takınmaya başlanmıştı. Bu eleştirel tavrın nedeni ise, klasik felsefenin aşkın bir bilinç önkabulüyle nesnel dünyayı açıklamaya çalışması ve bu noktada yetersiz kalmasıydı. Çünkü aşkın bir bilinç önkabulü ile bizim betimlemelerimizden bağımsız olan dış dünyayı anlamamız olanaksızdı. Bu noktada Anglosakson felsefesinde; dil felsefesi, analitik felsefe ve mantıkçı pozitivizm isimleri altında klasik felsefeye ve onun önkabüllerine karşı eleştirel bir tavır ortaya çıktı. Bu görüşlerin çağdaş temsilcileri dilin incelenmesini ve bilme sürecinde dilin olanaklarının kullanılmasını savunmaya başladılar. Çünkü onlara göre “çıplak nesnelliğe” ancak dil aracılığıyla ulaşılabilirdi.[1]
Dil felsefesi, analitik felsefe ve mantıkçı pozitivizm ele aldıkları ve savundukları görüşler itibarıyla birbirlerine karıştırılmaktadır. Bu yüzden bu felsefe disiplinlerini ve akımlarını birbirlerinden ayırmakta ve onları tek tek açıklamakta yarar vardır. Dil felsefesi, diğer ikisinden bağımsız olarak bir felsefe disiplinidir. Dil felsefesinin de tıpkı diğer felsefe disiplinleri gibi (bilgi felsefesi, varlık felsefesi, vs.) kendisine özgü problemleri ve kavramları vardır. Bu problemlerden bir kaçı şöyle sıralanabilir. Bir şey söylediğimde anlatmak istediğim şeyle, o söylediğim şeyin herhangi biri onu söylese de söylemese de taşıdığı anlam arasındaki bağ nedir? Sözcükler şeylerin yerine nasıl geçer? Anlamlı bir söz zinciri ile anlamsız olanı arasındaki fark nedir? Bir şeyin doğru ya da yanlış olması ne demektir? [2] İşte dil felsefesi bir felsefe disiplini olarak bu tip soruları konu edinir.
Analitik felsefe ise, etkinliğini gittikçe arttıran bir felsefe geleneği olarak karşımıza çıkar. Bu felsefe geleneği, dil felsefesinden farklı olarak felsefe etkinliğini tümüyle dilsel çözümlemelere indirgemeye çalışır. Bu noktada analitik felsefe tek tek her durumda felsefi problemleri dil açısından ele alır ve bu problemlere dil analizi yaparak çözüm aramaya çalışır.[3]
Mantıkçı pozitivizm ise, bir felsefi akım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu akım, “Viyana Çevresi” olarak isimlendirilen felsefecilerin desteklediği pozitivizm ve empirizm akımlarıyla paralel nitelikler gösterir. Temeli “Viyana Çevresi”ne dayandığı için bu akım da metafizik karşıtı bir tutum sergilemektedir. Matematiğin mantıksal ve felsefi temelleriyle ve fiziğin epistemolojik içeriğiyle ilgilenen bu akımı tam manasıyla bir dil felsefesi akımı olarak da nitelendiremeyiz.
Özellikle İkinci Dünya Şavaşı’ndan sonra dil üzerindeki çalışmalarını hızlandıran ve felsefenin gidişatına farklı bir boyut katan bu felsefi akım, gelenek ve disiplini, birbirlerinden ayrıldığı noktalara ve birbirleriyle paralellik gösteren boyutlarına değindikten sonra, biraz daha aydınlatıcı olabilmeleri için tek tek açıklamakta yarar vardır.
Dil felsefesinde dile yönelik iki farklı felsefi uğraştan bahsedebiliriz. Birincil felsefi uğraşlar doğrudan dile yöneliktirler. Yani birincil dil felsefesi, bir yandan empirik dilbilimsel araştırmaların metodolojik açıdan temellendirilmesi ile uğraşırken; öbür yandan, elde bulunan veriler çokluğu içinde bu verileri açıklamak için başvurulan ana ilkeleri bir birliğe sokmaya çalışır.[4] İkinci dil felsefesi temsilcileri ise, dil felsefesine ait tüm problemleri bütüncül bir yaklaşımla çözme yoluna giderler. İkincil dil felsefesi içinde varoluşçu dil felsefesi, dil mantığı, fenomenoloji, dil ontolojisi ve felsefi semantik yer almaktadır.
Dil felsefesinin için de geleneksel felsefedeki kutuplaşmanın geçerli olduğunu söylemek gerekir. Her ne kadar yukarıda pozitivist bir tutum sergileyerek metafizikten uzak bir dil felsefesi geleneğinden bahsetmiş olsak da, metafiziksel tutumlar dil felsefesi içinde de kendisini göstermektedir. Bu noktada dil felsefesinde bir dil pozitivizmi ve bir dil idealizmi ayrımı yapılmaktadır. Dil pozitivizmi söz konusu olduğunda da burada bir “yöntemsel pozitivizm” ile “metafiziksel pozitivizm” ayrımı kendisini gösterir. “Yöntemsel pozitivizm”, bilim adamlarından, kendi araştırma ve bulgularının dışına çıkmamasını, denetlenebilir olgu ve olayları saptamasını talep eder. “Metafiziksel pozitivizm” ise, deneylenemeyen ve doğrulanamayan her şeyi yadsımaktadır.[5] İşte burada metafiziksel pozitivizm, dili yalnızca pozitif bir veri olarak görme eğilimi içerisindedir. Bu kuramın temsilcileri dili her türden metafiziksel ifadeden arındırmak isterler. Aynı noktadan hareket etmekle beraber “mantıkçı pozitivizm”, “metafiziksel pozitivizm”den tamamen farklı bir yol izleyerek dili salt bir işaret sistemi olarak ele almıştır.
Dil idealizmi ise pozitivizm ile bir karşıtlık içindedir. Onlar için dil bir işaret sisteminden daha öte;  bir idenin, bir logos’un kendisini açığa çıkardığı görünüşüdür. Antikçağ’da Herakleitos, Stoacılar, Yeni Platoncular çevresinde savunulan bu görüş, günümüzde Heidegger tarafından da savunulmaktadır. Heidegger’de dili, içinde varlığın su yüzüne çıktığı, kendini gösterdiği bir logos olarak tanımlar:”Dil, varlığın ışıyarak örtüsünü açtığı yerdir.” [6] Görüldüğü gibi dil felsefesi de geleneksel felsefi kutuplaşmanın etkisindedir. Bizim burada asıl üzerinde durduğumuz İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yoğunlaşarak devam eden ve böylece felsefenin gidişatını etkileyen dil pozitivizmidir. Yani “metafiziksel pozitivizm”dir.
Öte yandan dil felsefesinin ana problemi olan anlam sorunu ele alındığında, felsefe tarihinde bu soruna çözüm olarak sunulmuş dört başlık sayabiliriz. Bu başlıklardan ilki J. Locke’un geliştirmiş olduğu “ideci”  (zihinci) yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre, bir sözcüğün anlamını, o sözcülüğün iletişim anında taşıyıcısı olduğu “ide” belirler. Bir başka deyişle sözcükler, idelerin yerini tutan anlamlı birimlerdir.[7]
Bir diğer yaklaşım felsefe tarihinde “göndergeci” yaklaşım olarak yerini alır. Bu yaklaşımın savunucuları; G. Frege, B. Russel, (birinci döneminde Wittgenstein), A. J Ayer, ve Viyana Çevresi üyeleridir. Bu yaklaşıma göre, bir önermenin anlamını, o önermenin doğruluk koşullarının bilgisi belirler. Yani önermenin anlam ölçütü, o önermenin doğrulanabilirliğidir.
Üçüncü yaklaşım ise, “davranışçı teori” yada “etki-tepki” teorisidir. Savunucuları arasında L. Bloomfield, W. v. O. Quine yer almaktadır. Bu yaklaşım ise, bir cümlenin anlamını, o cümlenin dinleyicisinde uyandırdığı tepkinin belirlediğini savunur. Dil ile insan arasındaki ilişkiyi vurgulayan ilk çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dil felsefesindeki anlam sorununu ele alan dördüncü ve son yaklaşım ise “pragmatik” yaklaşımdır. Bu yaklaşımı J.L. Austin, J.R. Searle ve H.P. Grice temsil etmektedir. Pragmatik yaklaşımın temsilcileri, bir cümle sözcelemenin belirli kurallara dayalı bir davranış biçimi olduğunu ve o cümlenin anlamının, konuşucunun onu dile getirirken yerine getirdiği bu kurallarca belirlendiğini vurgulamakta, anlam sorunu ile iletişim ortamının özellikleri ve konuşmaya katılan tarafların davranışları arasındaki bağlantıya dikkat çekmektedir.[8]
Dil felsefesinin ana problemlerine ve bu problemlere çözüm getirmeye çalışan dört yaklaşıma değindikten sonra, İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle felsefeye bir başka boyut daha kazandırmış olan Analitik felsefenin problemlerine ve bu problemlere getirilmeye çalışılan çözümlemelere değinmekte yarar vardır.
Analitik felsefe önceki sayfalarda da belirttiğimiz gibi bir felsefi gelenektir. Özellikle yirminci yüzyılın başlarından itibaren, özellikle Anglo-sakson coğrafyada gelişimini sürdürmüştür. Bu felsefi gelenek dili analiz ederek felsefi problemlere bir çözüm arayışı içindedir.
Analitik felsefe bir yöntem çeşitliliği ile karşımıza çıkar. Akımların, uygulamaların ve teorilerin çeşitliliği içindeki tüm dil çalışmaları “analitik felsefe” adı altında toplu olarak adlandırılır. Bu felsefi gelenekte dil, gerçeklerin kavranmasında bir aracı rol üstlenmektedir. Bu anlamda analitik felsefe belirgin bir yeni- Kantçı karakter taşımaktadır. Kant’ın eleştirel teşebbüsünde duyarlığın ve anlama yetisinin formlarının rolünü burada dil oynamaktadır.[9]
Analitik felsefenin en önemli noktası yukarıda da belirtildiği gibi dili gerçekliği kavrama aracı olara kullanmasıdır. Fakat bu duruma rağmen analitik felsefe temsilcilerinin dilbilimcilerle ile yakın bir ilişki içinde bulundukları söylenemez. Bu noktada analitik felsefe temsilcilerinin dile öncelik veren tek bakış açısının mantıksal bir bakış açısı olduğunu vurgulamakta yarar vardır.
Analitik felsefenin bu mantıksal bakış açısını yeni bir mantık biliminin doğmasına katkıda bulunan Frege’den miras aldığını söyleyebiriz. Bu yüzden de modern mantığın gelişim evrelerinin incelenmesi, bize analitik felsefe geleneğinin gelişimi hakkında da genel bir bilgi vermektedir. Frege’den miras kalan modern mantık, analitik felsefenin yüzyılın başından itibaren geçirdiği çeşitli evrim ve dönüşümlerin temelini oluşturur. Modern mantığın gelişmesi ile analitik felsefenin, dili gerçekliği kavrama aracı olarak kullanması arasında güçlü bir bağ vardır. Kısacası analitik felsefe, dili gerçekliği kavrama aracı olarak görerek, çalışma alanın temeline Frege’den miras kalan modern mantığı oturtmuş ve çalışmalarını bu yönde geliştirmiştir.
Analitik felsefenin gelişim evrelerini incelediğimizde karşımıza üç büyük dönem çıkmaktadır. Bu dönemlerden ilkinde gündelik dildeki sözcüklerin formel bir dil içinde yeniden formüle edilmesi için çalışmalar sürdürülmüştür. Yani bu dönemde dilin mantıksal çözümlemeleri üzerinde durulmuştur.
İkinci dönem analitik felsefe çalışmalarında ise, dilin içinde kullanıldığı durumların açıklanmasına yoğunlaşılmıştır. Bu dönemde analitik felsefe geleneğinde mantıkçılığın reddi ile karşılaşılmaktadır. Yani mantık bir kenara itilerek gündelik dil ön plana çıkartılmıştır.
Üçüncü dönem filozofları kuşağı ise, standart mantığın dışına çıkan mantık sistemlerinin kuruluşlarından yararlanarak, hatta gündelik dilin belirsizliklerine bile bu yeni mantık sistemlerini uygulayarak dili mantık ile uyumlu hale getirmeye çalışmışlardır. Yani üçüncü kuşak filozoflar, doğal dilleri mantıksal bir formelleştirme çabası içine girişmişlerdir.
Analitik felsefenin gelişim evreleri bu üç kuşak ile karşımıza çıkmaktadır. Analitik felsefe geleneğinden sonra yirminci yüzyıl felsefe çalışmalarında etkili olan bir diğer felsefi akım ise mantıkçı pozitivizmdir.
Mantıkçı pozitivizmin temel amacı felsefeden her türlü metafizik öğeleri çıkartarak, felsefeyi tamamen ilim ve metodoloji üzerine çalışmaya sevk etmektir. Bu uğurda en etkili katkıyı Schlick’in kurduğu Viyana Okulu yapmıştır. Ayrıca ilimde, Hertz, Boltzmann, Poincare ve Enstein’ın katkıları; matematikçilerden Leibniz, Bole, Frege, Schroeder, Pierce, Peano ve  Russell’in çalışmları ile pragmatistlerden de James ve Dewey’in katkıları yadsınamaz.
Mantıkçı pozitivizmin dil üzerindeki çalışmalarının odak noktasını, bilimi evrensel bir dil üzerine yerleştirme ve bir bilim dili geliştirme çabaları oluşturur. Bu noktada metafizik, tamamen felsefenin dışına çıkartılmıştır. Deneye dayanan bir saf dışı etme işlemi felsefeye uygulanmış, bu noktada metafiziğin hiçbir anlamının olmadığı vurgulanmıştır.
Bu felsefi akım, özellikle Russell tarafından savunulmuştur.
Russell’a göre, felsefe çeşitli ahlaki ve dini dogmaları ne ispat ne de onların aksini ispat edebilir. Felsefinin görevi insana bilgi vermek değil, “manaları aydınlatmak”tır. Bunu yaparken o, toptan çözümlere teşebbüs etmemeli fakat sabır yolunu tutarak ayrıntılı analizlere girişmelidir. Buna göre, ortaya çıkacak çözümler fiili doğruluğa sahiptir ve gerçekleşmeleri için bir ilim tekniğine ihtiyaç gösterirler. Metafizik yerine bu felsefi sentaksın konması, felsefeyi daha sağlam temele oturtacak ve bir kenara bağlanması güç olan eski çatışmaların çoğunu aydınlığa kavuşturacaktır. [10]
Mantıkçı pozitivizmin genel çizgileri bu şekilde ifade edilebilir. Fakat bu akım felsefeyi metafizik öğelerden tamamen temizlemeye çalışarak aslında felsefenin alanını bir şekilde sınırlandırmaktadır. Özellikle felsefenin insandan uzaklaşmasına ve felsefenin yalnızca matematik soyutlamalara dayanmasına neden olmaktadır. Bütün tabiat üstü ve aşkın olanı felsefe dışına itme ve felsefeyi yalnızca bilime ve deneysel karakterde olana indirgeme çabası felsefenin aslına bir anlamda kısırlaşmasına neden olmaktadır.

KAYNAKÇA
          I.     MAYER, Frederick, Yirminci yüzyılda Felsefe, çev. Vahap Mutal, Dergah Yayınları, 1992, İstanbul.
          II.     SEARLE, John, R. Söz Edimleri, çev. R. Levent Aysever, Ayraç Yayınevi, 2000, Ankara.
          III.     ROSSİ, Jean-Gérard, Analitik Felsefe, çev. Atakan Altınörs, Paradigma Yayınları, 2001, İstanbul.
          IV.     ALTINÖRS, Atakan, Dil Felsefesine Giriş, İnkılap Yayınevi, 2003, İstanbul.
          V.     BUMANN, Waltraud, “Dil Felsefesi”, Günümüzde Felsefe Disiplinleri, çev. Doğan Özlem, İnkılap Yayınevi, 2001, İstanbul.
           VI.     TİMUR, Taner, Habermas’ı Okumak, Yordam Yayınevi, 2008, İstanbul.






[1] TİMUR, Taner, Habermas’ı Okumak, s: 158
[2] SEARLE,  John, R. Söz Edimleri,  s:69.
[3] ROSSİ, Jean-Gérard, Analitik Felsefe,  s:1
[4] BUMANN, Waltraud, “Dil Felsefesi”, Günümüzde Felsefe Disiplinleri, s:512
[5] BUMANN, s:513
[6] BUMANN, s:515
[7] ALTINÖRS, Atakan, Dil Felsefesine Giriş, s: 48
[8] ALTINÖRS, s: 49
[9] ROSSİ, s:2
[10] MAYER, Frederick, Yirminci yüzyılda Felsefe, s:30